DEDALUS KİTAP BURSU

Bi Poşet Kitap | 19:56 | 32 yorum yapılmış
Merhaba,
 
Bugün yine bir arkadaşım sayesinde Dedalus Kitap'ın Kitap Bursundan haberim oldu. Şu an son günlerde olmamız sebebiyle hemen paylaşmak istedim ki sizlerden de isteyenler başvurabilsin. Şartlar tam olarak şöyle:


Ayrıca twitter sayfalarına ulaşmak için tık :) Hadi durmayın koşup başvuralım, yılın son gününde bundan daha güzel bir haber olabilir mi!

TEMAM DEĞİŞTİİ ! :)

Bi Poşet Kitap | 20:57 | 81 yorum yapılmış

Merhaba!

Şu sıralar şansım çok açık arkadaşlar arka arkaya çekiliş kazanıyorum :D Geçen gün de Asya Güncesi'nin düzenlediği blog tasarım çekilişini kazandım ve böylece yeni temamı kullanmaya başladım :)

Öncekini çok seviyordum ama bir yandan da biraz değişiklik istemiyor değildim. Sade ve hoş oldu bence şimdiki, ben sevdim yani :) Tema uygulama sırasında Asya Güncesi'nin bloggerı Zuri'nin başını da az ağrıtmadım. Kendisinden birsürü şey öğrendim ne zormuş arkadaş bu blog işi tam artık bir şeyleri öğrendim diyorsun yeni yeni şeyler çıkıyor :)

Siz yeni temam hakkında ne düşünüyorsunuz?

Eğer hoşunuza gittiyse şu anda Asya Güncesi'nde yeni bir çekiliş daha var, katılabilirsiniz :) Kendisi çok tatliş, her soruma sabırla cevap verdi :D

Teşekkürler Zuri! :*

KIŞ OKUMA ŞENLİĞİ 2015 LİSTEM

Bi Poşet Kitap | 16:29 | 45 yorum yapılmış

Merhaba!

Bu benim ilk şenliğim bu yüzden çok heyecanlıyımm bakalım ne kadarını okuyabileceğim çünkü şöyle bir bakınca baya fazla görünüyorlar o_O

Kategoriler

1. Kategori: (10 puan) Yabancı Yayınlarından bir kitap.

Kızıl Ateş- İlona Andrews – Yabancı Yayınları / 408 sayfa

2. Kategori : (10 puan) İsminde Kış mevsimini çağrıştıran bir kelime geçen veya olayların kışın geçtiği bir kitap.

Orlando- Virginia Woolf- İletişim Yayıncılık / 244 sayfa

Ayrıca kış temalı kitap bulmakta zorlananlar Kış Temalı 20 Kitap başlıklı listeme şuradan ulaşabilirler.

3. Kategori : (10 puan) Liseye başladığınız yıl ödül almış bir kitap veya o yıl ödül almış bir yazardan bir kitap.

Ara Dünya- Neil Gaiman- İthaki Yayınları / 216 sayfa

2009 yılında liseye başlamıştım. Gaiman da o yıl Mezarlık Kitabı’yla Hugo ödülü almış; fakat elimde o kitap olmadığı için listeme Ara Dünya’yı dahil ettim, zaten bunu da arkadaşımdan ödünç alacağım ya neyse :D

4. Kategori : (10 puan) Kaç şenliktir listenize alıp alıp okuyamadığınız bir kitap ya da uzun zamandır kitaplığınızda bekleyen bir kitap.

Puslu Kıtalar Atlası – İhsan Oktay Anar – İletişim Yayıncılık / 238 sayfa

5. Kategori : (10 puan ) Her hangi bir Edebiyat Ödülüne aday olmuş ama kazanamamış bir kitap.

Kafes – Josh Malerman – İthaki Yayınları / 336 sayfa (2014 Goodreads En İyi Korku Romanı Finalisti)

Ben bu kategoride epey zorlandım, eğer siz de zorlanıyorsanız şuradan yardım alabilirsiniz.

6. Kategori : (10 puan) Yasaklanmış bir kitap.

Bülbülü Öldürmek – Harper Lee – Sel Yayıncılık / 355 sayfa

Yasaklı kitap bulmakta zorlanıyorsanız şuraya bir göz atabilirsiniz.

STAR WARS 7 GÜÇ UYANIYOR FİLM YORUMU

Bi Poşet Kitap | 01:02 | 40 yorum yapılmış

Merhaba!
Uzun zamandır buralarda fazla takılamıyorum ve sanırım Ocak sonuna kadar da böyle devam edecek; ama yine de fırsat buldukça okuma listemdeki blogları okumaya çalışıyorum. Yorumlara değer verdiğim için bilgisayar başına geçtiğimde sakin kafayla cevaplamak istiyorum bu yüzden yorumunuzu yayınlamam uzun sürmüşse veya sürecekse affola. Bir de sınavlarım için dua bekliyorum^^

TERS DÜZ – MERT OFLUOĞLU KİTAP YORUMU

Bi Poşet Kitap | 17:24 | 42 yorum yapılmış
*Balım deli değil ama dekor yaptım idare edin :D

KÜNYE:

Adı: Ters Düz
Yazar: Mert Ofluoğlu 
Yayınevi:  Altın Bilek Yayınları, 2015 

Ne Düşünüyorum?
Sanırım öncelikle kitaba başladığımda yaşadığım şaşkınlığı dile getirmeliyim.Kitabın konusunu duyduğumda yeni nesil yazarların klişeliğine maruz kalmayacağımı biliyordum; fakat yine de yazarının çok genç olması, ki benden büyük sanıyordum aynı yaştaymışız :D , bir de tabi ilk kitabı olması sebebiyle bir endişe duymuyor da değildim. Bu yüzden biraz tereddüt ve çokça da merakla başladım kitaba. İlk cümlesini okudum ve “uu” dedim “dur bir dakika noluyoruz” , iki üç kere okudum ilk cümleyi “vay be” dedim “ben şurada iki kelimeyi biraraya getiremiyorum insanlar neler yazıyor” Tamam az buçuk kıskanmış olabilirim, ya da dur imrenme diyelim :) Böylece ilk cümleden sonra git gide artan bir beklentiyle okumaya başladım kitabı. Gecenin bir vakti başlamış olmasam ve ertesi gün de hunharca ders çalışmam gerekmese sanırım oturmamla bitirmem bir olurdu. Bir yandan da uzatmak istedim aslında, olayların Trabzon’da geçmesi ve benim de bir Karadenizli olmam sebebiyle memleket hasretimi depreştirdi çokça. Okurken canım nasıl kuymak çekti anlatamam :D Ha bir de bu hamofta reçeli ne oluyor ya, bilmediği şeyi canı çeker mi insanın, benim çekti işte :D

NOEL BABA'DAN GELENLER

Bi Poşet Kitap | 16:40 | 68 yorum yapılmış
Merhaba!
Daha dün Noel Baba’dan istediğim kitapları listelemişken bu sabah karşımda koca bir kutu kitap buldum. Noel Baba çok hızlı ama benim listemde bunlar yoktu ki :D Kitap kitaptır dedim aldım benimsedim onları da :)

PAZAR 6’LISI : NOEL BABA’DAN İSTEDİĞİM KİTAPLAR

Bi Poşet Kitap | 17:32 | 45 yorum yapılmış
Merhaba!

Bugün blog okuma listeme bakarken bi baktım şule uzundere ve Dr. coffee Noel Baba’dan istedikleri kitapları listelemişler, baktıkça iştahım kabardı tabii. "Benim listemi görürse adamcağız iflas eder" dedim ama Doktorcum coffeecim “senin listen koymaz noel babaya” diye gaz verince hadi madem bi liste de ben yapayım dedim :)

KIŞ MASALI – WILLIAM SHAKESPEARE KİTAP YORUMU

Bi Poşet Kitap | 14:32 | 36 yorum yapılmış

KÜNYE:

Adı: Kış Masalı
Orijinal Adı: The Winter’s Tale
Yazar: William Shakespeare
Çeviren: Özdemir Nutku
Yayınevi: Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları, 2014 

Alıntılar:

- Bir iş övülmedi mi ölür gider,
  Ondan sonra yapılacak binlerce iyi işi de yok eder.
  Övülmek bizim ödülümüzdür.
  Mahmuzlamakla bizi fazla koşturamazsınız,
  Ama tatlı bir öpücükle binlerce fersah yol aldırabilirsiniz.

-O dediğiniz doğru olsa bile,
  Onun kadar günahtır bu sözlerin tekrarı.

-Ha denizin gökteki aya boyun eğmesini yasaklayın,
 Ha ondaki çılgınca düşüncenin kurgusunu yeminler,
 Düşüncelerle sarsmaya kalkın; sonuç vermez;
 Kurgusunun temeli onun inancı üzerine atılmış,
 Bedeni ayakta kaldıkça o temel çökmez.

-Eritilmiş bir örümcek olabilir bir içki kadehinde
 Biri bunu içip gidebilir, ama zehirlenmez yine de,
 Çünkü bundan haberi yoktur;
 Ama o iğrenç şeyin kadehine konulduğunu gözlerinle görürsen
 Ve sen de onu içtiğini öğrenirsen,
 Hissedersin gırtlağının yandığını, midenin parçalandığını,
 Kusmaya çalışırsın kıvrana kıvrana.

-Ortada fol yok yumurta yokken
  İnsana kulp takmak için nasıl da uğraşıyorlar

-Umrumdaydı sanki, yoldan çıkmış olan ateşi yaktırandır,
  Ateşte yakılan değil.

-Şu anda hayat benim için acıdan başka bir şey değil,
 Buna da son verebilirim;
 Ama namus, benden sonra çocuklarıma kalacağından,
 Savaşacağım tek şeydir.

-Eğer birtakım tahminlerle,
 Kanıtlara dayanmayan kuşkularla suçlanacak olursam,
 Bu adalet değil zulümdür.

-Ama sen zorba, bunlar için pişman olman boşuna,
 Çünkü bunlar çok daha büyük senin acılarından.

-…gerçi iktidar inatçı bir ayıdır, yine de altınla halkayı burnuna geçirirsin.

-Ah Hermione, her şimdiki zaman
 Üstün bir geçmişten daha üstün olmakla övünür

-Bu manzarayı bütün dünya görseydi, yas evrensel olurdu.

-sakin bir uyku ne kadar benzemezse ölüme-
 Hazır olun, hayata bu kadar benzeyeni görmeye.

-Bu taş parçası, kendisinden daha taş olmakla
 Suçlamıyor mu beni?

ÇEKİLİŞ HEDİYEM GELDİİ :)

Bi Poşet Kitap | 12:31 | 43 yorum yapılmış
Merhaba!
Ben güne yine kargonun kapıyı çalmasıyla uyandım. Acaba hangi kargo geldi diye ablamla iddiaya girmişken ben kazandım ve çekiliş hediyeme kavuştum :) Peki bu ne çekilişi diye sorarsanız sakızcevizdeniz' in Yılbaşı Çekilişi. Kitap çekilişi görünce katılmadan duramazdım bir de Tess Gerritsen'ın imzalı kitabı vardı işin ucunda. Bir türlü alıp okuyamadığım ama çokça merak ettiğim yazarlardandır kendisi. Sonra çekiliş açıklandığında "kim kazandıysa tebrik edeyim bari" diye yazıya tıkladım ve bir de ne göreyim! Ben kazanmışımm :) Bu benim kazandığım ilk blog çekilişi oldu bu yüzden yeri bende hep ayrı olacak ve kitabıma baktıkça sakızcevizdeniz'i hatırlayacağım :) Buradan ona tekrar çok çok çok teşekkür ediyorum :)

Gelelim hediyemee :)
 
 
Kargo paketini açtığımda böyle özenli bir paket ve bir de güzel not karşıladı beni :) Kendisi sağolsun beni fazla bekletmeden hemen kargoya vermişti paketimi :)

 
Bu da kitabııım harika görünmüyor mu :)
 
 

Ve evet imzalı B)
 
 
İşte ben bugüne böyle güzel başladım. Teşekkürler sakızcevizdeniz! :)

HEDİYE KİTAP İSTEYEN ? :)

Bi Poşet Kitap | 15:13 | 27 yorum yapılmış

Merhaba!

Bugün bir arkadaşım ve ablam sayesinde (ikisi de aynı anda mesaj yazmışlar :) ) çok güzel bir şeyden haberim oldu. Kendilerine buradan teşekkürlerimi sunuyorum :) Şöyle ki İletişim Yayınları, içerisinde kendilerini geliştirmeye yönelik soruların bulunduğu bir anket hazırlamış. Üstelik katılan herkese hediye kitap gönderiyorlar.

Öncelikle böyle bir etkinliğin yapılması, sonra da bunu İletişim Yayınları'nın yapması beni çok mutlu etti. Çünkü çok sevdiğim ve kaliteli bulduğum yayınevlerinden birisidir. Çevirileri, kapakları, baskılarıyla ve seçtiği yazar ve kitaplarla gönlümü fethetmiştir.
Ben de duyunca hemen sizlerle paylaşmak istedim. Madem onlar böyle güzel bir girişimde bulunmuş bize de özenli cevaplar vererek onlara yardımcı olmak düşer :)

Öyleyse hediye kitap isteyenleri şöyle alalım :)

Ekleme : Arkadaşlar an itibariyle anket sonlanmış :( saat:15.49

2015’İN EN'LERİ !

Bi Poşet Kitap | 18:57 | 72 yorum yapılmış
Merhaba!

Bu yazımda, 2015’te okuduğum en güzel kitapları kategorilendirerek, tanıtım yazılarına da yer vererek bir liste yapmaya çalıştım. Düşündüm ki okumak isteyenler için de bir fikir olur, hoşuna gidenleri listelerine eklerler, belki de yeni kitapları tanımalarına vesile olur. Başlayalım o halde :)

En İyi Öykü: Bir Kadının Yaşamından 24 Saat ve Bir Yüreğin Ölümü – Stefan Zweig
Bu kitap her zaman unutamayacaklarım arasında yerini alacak. Uzun zaman önce okumuş olmama rağmen hala ara sıra altını çizdiğim satırlara göz gezdiririm. Stefan Zweig sevenlere ya da keşfetmek isteyenlere kesinlikle tavsiye ederim. Kendisi adını yazıp kitap diye basmış olsa alıp okuyacağım bir yazardır.
Tanıtım Yazısı:

Stefan Zweig'ın psikolojiye ve Sigmund Freud'un öğretisine duyduğu ilgiyi yansıtan Bir Kadının Yaşamından 24 Saat ve Bir Yüreğin Ölümü adlı yapıtlarını bir araya getirdiğimiz bu kitap, yazarın öykü sanatındaki olağanüstü becerisini gözler önüne seriyor. İnsan ruhunun en karmaşık duygularından biri olan tutkuyu olanca canlılığıyla dile getiren öyküler bunlar. Bir Kadının Yaşamından 24 Saat, duygularının peşinden korkusuzca giden bir kadının apansız yön değiştiren yaşamını konu ediniyor. Bir Yüreğin Ölümü ise, ruh ikizini Lev Tolstoy'un unutulmaz kahramanı İvan İlyiç'te bulduğumuz yaşlı bir adamın ailesinden ve yaşamdan uzaklaşmasını öykülüyor.

Düşsel ve tarihsel karakterler üzerine yazdığı biyografilerinde olduğu kadar öykülerinde de karakterlerini kendine özgü derin, incelikli ruh çözümlemeleriyle betimleyen Zweig'ın bu kitapta buluşturduğumuz iki uzun öyküsü, edebiyat tarihinde Freud'un çözümlediği yapıtlar arasında yer alıyor.

En İyi Yaşam Öyküsü: Hepimiz  - Kim Noble
Daha önce şu yazımda da bu kitaptan bahsetmiştim. Çoğul kişilik bozukluğuyla yaşayan bir kadının kendi dilinden yaşam öyküsü bu kitap.. Konuya ilgi duyanlar için kesinlikle tavsiyemdir.
Tanıtım Yazısı:

Kim Noble yetenekli bir ressam ve 14 yaşında bir kız çocuğunun annesi. Hayat dolu ve cıvıl cıvıl bir kadın. Onunla tanıştığınızda bir sorun olduğunu anlayamazsınız. Ancak onun bir sorunu var.Hangi açıdan bakılırsa baksın aslında Kim Noble diye birisi yok.
Üçüncü yaş gününden bir süre önce sürekli ve dehşet verici tacizler sonrasında Kim Noble'ın zihni sert bir zemine düşürülen bir cam parçası gibi paramparça oldu. Her bir parça ya da kırık yepyeni bir zihin haline dönüştü her biri kar tanecikleri gibi farklı bir kişilik edindi ve Kim'in dünyadaki yerini almaya çalıştı.

Kim Noble 'çok kişilikli'. Bir başka deyişle 'Çoklu Kişilik Bozukluğu' var. Bedeni aralarında sadece Latince konuşan ufak bir oğlan çocuğunun homoseksüel bir adamın ve anoreksik bir ergenin de bulunduğu farklı kişiliklere ev sahipliği yapıyor. Bazıları onun bedeniyle birlikte yaşlanıyor bazılanysa zamanda donup kalmış.
Büyük bir cesaretle yazılmış bu anı romanı okuyucuyu gerçekliği çok farklı olan bir kadının dünyasına götürüyor. Hayatını anlamlı kılma ve çok sevdiği çocuğunu geri kazanma savaşı hem şok edici hem de zaman zaman komik ve ilham verici.

KÖRLER ÜLKESİ - H.G. WELLS KİTAP YORUMU

Bi Poşet Kitap | 14:47 | 46 yorum yapılmış

KÜNYE:

Adı: Körler Ülkesi

Orijinal Adı: The Country of the Blind

Yazar: H. G. Wells

Resimleyen: Elena Ferrandiz

Çeviren: Evrim Öncül

Yayınevi: Kolektif Kitap


Ne Düşünüyorum?

Kitapçıda öylesine dolanırken rastlamıştım bu kitaba. Önce adıyla kendine çekti beni, sonra da tasarımı ve resimlendirmeleriyle. Daha önce H. G. Wells’ten hiç kitap okumamıştım, düşündüm ki belki de artık keşfetmem gerektiği için birdenbire karşıma çıkmıştır. Ve aldım tabii :)

Elinize almanızla bitirmeniz bir olan sarsıcı bir hikaye bu..

Mutluluk Postam Geldiii :)

Bi Poşet Kitap | 15:11 | 47 yorum yapılmış
Merhaba!

Bugün kapımı çalıp beni çokça mutlu eden bir güzellikten bahsetmek istiyorum size. Heybemdeki Huzur’un Mutluluk Postası etkinliğini duymuşsunuzdur. Benim çekilişlerle ilgili şöyle bir ucubeliğim var ki her çekilişte bana kimin çıkacağını tahmin ederim :D Bu sefer de öyle oldu ve gerçekten çok sevindim, harika bir insan tanımış oldum. Umarım hiç eksilmez hayatımdan :)
Gelgelelim kapımı çalan güzellikleree :)

Ben hediye göndermeden evvel önceki senelerde Esra’nın yaptığı paketlemeleri görüp “Aman Tanrım! Ben nasıl paketleyeceğim şimdi?” diye strese girmiştim :) Baksanıza ama şuna nasıl tatlı, nasıl özenli. Paketi açmaya kıyamayacaktım neredeyse :) Hele o paketin üzerindeki kar tanelerine bittim. Sanırım onları da odamda bir yerlere yapıştıracağım :)
Ee tamam paketleriyle yeterince hava attın içine de bakalım” diyorsanız siz daha hava görmediniz :D

ALPER KAMU CEHENNEM ÇİÇEĞİ - ALPER CANIGÜZ KİTAP YORUMU

Bi Poşet Kitap | 18:16 | 16 yorum yapılmış


KÜNYE:


Adı: Alper Kamu Cehennem Çiçeği
Yazar: Alper Canıgüz
Yayınevi: APRIL, 2013

Alıntılar:
-Bilirsiniz, insanlar doğar, ölür ve sonra büyür.

-Ortalığı öyle bok götürüyordu ki, ancak açlıktan ölmek üzere olan bir fare, sevdikleriyle helalleştikten sonra içeri adım atmaya cesaret edebilirdi.

-Belki de bu hayatını reddetmek, başka bir türlüsünün mümkün olduğuna, hala mümkün olabileceğine dair bir umudu korumasını sağlıyordu. Kim bilir?

-“Her geldiğinde bir yüzlük verirdi,” dedim,
  “Cömert adammış.”
  “Ya da büyük bir vicdan azabı vardı.”

-Neyse, Burhan’ı da fazla suçlamamak lazım. Ne de olsa empati hiçbir büyük liderin önde gelen niteliklerinden biri sayılmaz.

Mim; Hayallerimin Ülkesi Kore Hakkında

Bi Poşet Kitap | 16:20 | 18 yorum yapılmış

Merhaba!

Benim için bu mim oldukça nostaljik bir mim oldu. Son yıllarda çok da fazla dizi izlemediğim için cevaplarım da hayli antika :D Mim için Selin Yılmaz’a teşekkürler :)

İlk izlediğiniz Kore dizisi/dizi hakkındaki yorumlarınız?

Bizim zamanımızda Kore dizisi izlemeye Düşlerimin Prensi’yle başlanırdı. Ben de zaten orda samimiliklerine, tatlılıklarına hayran olup bir süre hunharca Kore dizisi izlemiştim. Benim unutulmazlarım arasına girdi. Hala izlemeyen var mıdır bilmiyorum bu yüzden tavsiye ediyorum desem komik olur herhalde :D

İlk oppanız, unniniz?

İlk oppam da ilk dizimin etkisiyle Kim Jeong Hoon olmuştu. Baya bir süre üstüne de gül koklamamaya çalıştım ama sonra KHJ de ekleniverdi :)
İlk unnim Playful Kiss'teki performansıyla Oh Ha Ni, yani Jung So-min olmuştu. Zaman zaman gurursuzluğuyla sinirlerimi bozsa da çok tatlıydı be :)

 


OST'sini en beğendiğiniz dizi?

Bu soruda baya bir kararsızlık yaşadıktan sonra its okay its love ‘ da karar kıldım. OST’leri harika değil mi ama ya!



Mim: Merak Ediyorum....?

Bi Poşet Kitap | 23:00 | 44 yorum yapılmış

Merhabaa!

Bu benim ilk mimim. Sağolsun Kore Fenomeni beni mimlemiş :) başlayalım o halde.

“Merak ediyorum!

Takıntılarınızı, sevdiğiniz ya da sevmediğiniz genel şeyleri.”

Mesela ben:

-Kahve içtiğimde fena halde uykum gelmesine rağmen, içmeden de gün geçiremem.
-Gün ışığında ders çalışamam, geceleri evde gulyabani gibi dolaşmazsam adapte olamam :)

-Hep eğer aynı zamanda yaşasaydık Kafka’yla aşık olur muyduk diye merak etmişimdir.

-Kendime has bir vejetaryenliğe sahibimdir, parça et yiyemem, tavuk yiyemem ama kıyma ve tavuk döner yerim :D

-Küçük Prens’e ve onunla ilgili her şeye derin bir sevgi besliyorum.

-Azerbaycan’a aşığımdır, bayrağımı izleyerek uyurum. Bir de tabii oyuncak ayım İsmet’e sarılarak :)

-Ders kitaplarımı satın aldığımda çalışmış gibi hissederim, onları yerlerine dizer hayatıma mutlu mesut devam ederim.

-Empati duygum kendini aşmıştır öyle ki birinin bir yeri kesildiğinde veya bir acı yaşadığında en az onun kadar hissederim.

-Kitap karakterlerine aşık olmak ya da onları özlemek gibi huylarım vardır.

UYKU – HARUKİ MURAKAMİ KİTAP YORUMU

Bi Poşet Kitap | 19:32 | 47 yorum yapılmış
KÜNYE:

Adı:  Uyku

Orijinal Adı: Nemuri

Yazar: Haruki Murakami

İllüstrasyonlar: Kat Menschik

Çeviren: Hüseyin Can Erkin

Yayınevi: Doğan Kitap, 2015

ODE TO MY FATHER / SÖZÜN DEĞERİ FİLM YORUMU

Bi Poşet Kitap | 21:12 | 22 yorum yapılmış
 
Merhaba!

Öncelikle sınav zamanı bu film izlemeler falan bana nerden geliyor bilmiyorum gerçekten :) Bu filmi de The Beauty Inside’ı öneren arkadaşım önerdi, kendisine artık bir blog açması için baskı yapalım mı ne dersiniz :)
Ode to My Father, gözlerimi yaşartabilen nadir filmlerden oldu. Muhtemelen normal insanlar ağlıyordur; fakat ben filmlerde ağlayanlardan olamadım henüz.  Her neyse, olaylar 1950 Kore savaşı sırasında geçiyor. Kuzey Kore’ye saldırılmış ve insanlar canlarını kurtarmak için göç etmeye çalışıyorlar. İşte tam da bu sırada, mülteciler gemiye binmeye çalışırken başlıyor olaylar. Küçük kahramanımız kardeşini sırtında taşıyıp gemiye tırmanmaya çalışırken bir anda kardeşini kaybediyor. Sonra kardeşini aramaya giden babasına halasının dükkanında buluşacaklarına dair bir söz veriyor ve bu söz hayatını şekillendiriyor. Bundan sonrası ise aile reisi olmaya çalışan küçük bir çocuğun mücadelesini anlatıyor bize.

DEVRİMİN KIZI KİTAP YORUMU

Bi Poşet Kitap | 21:09 | 34 yorum yapılmış

KÜNYE:


Adı: Devrimin Kızı
Orijinal Adı: The Revolution of Ivy
Yazar: Amy Engel
Çeviren: Aslı Tümerkan
Yayınevi: Yabancı Yayınları, 2015
Alıntılar:
-Bishop’la tanışmadan önce burada daha başarılı olabilirdim. Birinin beni dinlemesine, yanımda yürümesine alışmadan önce. Biri beni sevmeden önce.
-Benden beklenene, diğer insanların iyi olduğunu düşündüğü şeylere göre değil, sadece kendi isteğime göre karar vermeye alışmam zaman alacaktı.
-Artık uykunun insana nasıl unutma şansı tanıdığını ama şafakla acının da uyandığını ve insanın bir saliseliğine ne çektiğini unuttuğu için daha da kötü hissettiğini anlıyordum.
-Kimse beni sadece kendim olduğum için istemezdi.

Biryudumkitap' ı Duymayan Var Mıı?

Bi Poşet Kitap | 18:46 | 25 yorum yapılmış


Merhaba!
Bugün sizlere Aralık ayımı güzelleştiren bir servisten bahsetmek istiyorum. Öncelikle bırakayım da kendilerini tanıtsınlar: “Biryudumkitap.com, e-posta kutunuza her sabah 5 dakikada okuyabileceğiniz, en iyi hikaye ve roman pasajlarını gönderir.” Sanırım daha iyi bir tanım da olamazdı. Kasım ayının son günlerinde twitter’da dolanırken rastladım onlara, ve hemen gidip üye oldum. 1 Aralık’tan itibaren mail kutumuzu şenlendireceklerinden bahsediyorlardı. Sonra günler geçti, yine kendimi yataktan kazımaya çalıştığım günlerden birinde gözümü açıp telefonla biraz oyalanmak isterken onlardan gelen maili gördüm ve suratımda şapşal bir gülümseme peydah oldu. “Aa doğru ya bugün 1 Aralık” dedim ve ilk pasajımı okumaya başladım. Bir de ne göreyim “İkircikli Biricik”! Çok merak ettiğim kitaplardan biriydi, böylece 2-3 sayfasını da olsa okuma fırsatı buldum ve bütün sabahlarım böyle şenlenecek diye huzurla doldum. Zamanla  aklımı okumaya da başladılar ve “Dublinliler’i mi alsam” diye düşündüğüm akşamın sabahında karşımda buldum James Joyce’u. Sonraki gece ise “uzun zamandır Didem Madak okumadım nasıl özledim” dedim ve onu da sabah karşımda buldum. Evet zihin okuma ve alışveriş listenizi ikiye katlama gibi özellikleri de var :)

KİTAP ALIŞVERİŞİ #3 VE ALAYCI KUŞ-2

Bi Poşet Kitap | 01:52 | 24 yorum yapılmış

Merhaba!

Geçtiğimiz hafta Goodreads ödüllerinin belirlenmesiyle Saga yine alınacaklar gündemime girmişti fakat bir süre daha kitap almamam gerekiyordu. Sonra ne mi oldu? Gökhan BKM Express’ten ve 30 TL alışverişe 20 TL iadesinden bahsetti. Ben de durur muyum hemen gittim D&R’ dan Sagaları sepetime ekledim. Sonra dedim ki hazır fırsatı bulmuşum uzun zamandır indirime girmesini beklediğim ama sağolsun bir türlü girmeyen Murakami’nin Uyku’sunu da sepete indirdim. Böylece üçüne 20 TL iadeyle 48 TL ödemiş oldum ve her biri 16 liraya denk geldi. Siz misiniz Uyku’ya indirim yapmayan!

Bu arada alışverişim sırasında BKM Express’in yanısıra Bonusbay da kullandım ve alışverişimin %2,5 ‘unu hesabımda biriktirmiş oldum. Duymayanlar için alışverişleriniz sırasında Bonusbay kullandığınızda hesabınızda 30 TL biriktiği takdirde bu parayı hesabınıza aktarabiliyorsunuz, yani bir nevi alışveriş yaparak para kazanıyorsunuz. Benim henüz 18 liram var, azimle kullanmaya devam ediyorum.

KIŞ TEMALI 20 KİTAP!

Bi Poşet Kitap | 14:38 | 74 yorum yapılmış

Merhaba!

Bu yazıya en çok Heybemdeki Huzur’un hediyeleşme etkinliğine katılanlar mutlu olacaklar çünkü biz uzunca bir süredir "adında kış kelimesi ya da kışa dair bir imge geçen yahut kış teması işlenen bir kitap"  arıyoruz :) Ben de birçok siteye göz gezdirdim, içlerine kendi önerilerimi de ekledim ve hepsi birarada olsun diye böyle bir yazı yazmaya karar verdim. Kış deyince zaten sık sık gördüğümüz için hemen aklımıza geliveren Böğürtlen Kışı ve Kış Bahçesi’ni sıralamaya almadım. Daha çok “aa doğru ya bu da kış temalıydı” diyebileceğiniz kitapları aldım :) Ve listeye her zevke uyacak  bir şeyler eklemeyi unutmadım. Şimdi hepsinin tanıtım yazısını aşağıda bulabilir, böylece benim gibi site site dolaşıp kitap aramaktan kurtulabilirsiniz :)

1) Kürk Mantolu Madonna – Sabahattin Ali: Bu kitabı çok sevmeme rağmen kışı hatırlatıyor olmasının aklıma gelmesi için baya bir zaman geçmesi gerekti. Belki size de öyle olmuştur diye ilk sırayı ona veriyorum.
Tanıtım Yazısı:
"Her gün, daima öğleden sonra oraya gidiyor, koridorlardaki resimlere bakıyormuş gibi ağır ağır, fakat büyük bir sabırsızlıkla asıl hedefine varmak isteyen adımlarımı zorla zapt ederek geziniyor, rastgele gözüme çarpmış gibi önünde durduğum "Kürk Mantolu Madonna"yı seyre dalıyor, ta kapılar kapanıncaya kadar orada bekliyordum."

Kimi tutkular rehberimiz olur yaşam boyunca. Kollarıyla bizi sarar. Sorgulamadan peşlerinden gideriz ve hiç pişman olmayacağımızı biliriz. Yapıtlarında insanların görünmeyen yüzlerini ortaya çıkaran Sabahattin Ali, bu kitabında güçlü bir tutkunun resmini çiziyor. Düzenin sildiği kişiliklere, yaşamın uçuculuğuna ve aşkın olanaksızlığına (?) dair, yanıtlanması zor sorular soruyor.

2) İmkansızın Şarkısı- Haruki Murakami : Kitaplarının oldukça pahalı olması nedeniyle bir türlü okuyamadığım ama çok merak ettiğim bir yazardır kendisi.
Tanıtım Yazısı:
Bir yolculuk sırasında Beatles'ın "Norwegian Wood" adlı parçasını duyan kahramanımız 37 yaşındadır ve bu parça onu Tokyo'da geçirdiği üniversite yıllarına götürecektir. En yakın arkadaşının intihar edişi, geçen zamanın ardından onun kız arkadaşıyla yakınlaşması, araya giren zorunlu ayrılık ve yeni bir kız arkadaş. "İmkânsızın Şarkısı" yalın, çarpıcı ve sıcak bir aşk hikâyesini anlatıyor. Yazarı HARUKİ Murakami Japon edebiyatının aykırı, ama en çok okunan yazarı. Japon geleneklerinin dışında geliştirdiği üslubuyla adından çok söz ettiren Murakami'yi dünyaya tanıtan roman "İmkânsızın Şarkısı".

1968-1970 yılları arasında geçen olaylar, o günün toplumsal gerçeklerini de satırlara taşıyor. Ama romanın odağında bu toplumsal olaylar değil üçlü bir aşk var. Gençliğin rüzgârıyla hareketlenen "İmkânsızın Şarkısı"nı ölümle erken karşılaşan gençlerin hayatı yönlendiriyor. Hiçbir şeyin önem taşımadığı, amaçsızlığın ağır bastığı, özgür seksin kol gezdiği bir öğrenci hayatı... Ama diğer yanda da yoğun duygular var... İmkânsız aşklar, imkânsız şarkılar söyleten. Hemen hemen her Japon gencinin okuduğu roman anayurdu dışında da çok kişi tarafından sahipleniliyor.

KASIM RAPORU 2015

Bi Poşet Kitap | 19:32 | 16 yorum yapılmış

Kasım Ayında Okuduklarım:

-Küçük Prens Filmin Romanı- Uyarlayan: Vanessa Rubio-Barreau:
Küçük prens filmini hala izlemediyseniz çok şey kaybediyorsunuz! Ben gidip 2 kere izledim yine olsa yine izlerim :) İşte bu kitapta da filmdeki küçük kızın hikayesini anlatıyor. Filmi izlerken bir de küçük kızın ağzından hikayesini okumak istemiştim. Küçük prens aşkımı bilen ablam da bana sürpriz yapıp kitabı hediye edince hemen okuyup bitirdim tabii. Size de önce filmi, sonra da bu tatlı kitabı tavsiye ederim. Zaten filmi izledikten sonra ona evinizde ona bir yer vermek isteyeceksiniz. :)

-Sana Gül Bahçesi Vadetmedim- Joanne Greenberg:
Kitap hakkında yorumumu 1000Kitap’ta yaptığım yorumdan aynen kopyalıyorum. Daha ne diyebilirim ki zaten?

Sana gül bahçesi vadetmedim, ismiyle bile bana kendini okutacak bir kitaptı. Olaylar bir hastanede geçiyor, akıl hastanesi olarak nitelendirilenlerden birinde. Hiçbir yere ait olamayıp kendine yeni bir dünya kuranların hikâyesini anlatıyor bize. Aslında kurulan bu dünya bile insanın yaşama uğraşıyla oluyor bence. Bazen ateşin sıcaklığını hissedemeyecek kadar dünyayla bağımızı koparabiliriz belki ama her zaman bi "belki" vardır içimizde. Belki de acılarımızı, pişmanlıklarımızı korkunç boyutlara gelecek şekilde büyütmemeliyiz. Yalnızca insan boyutunda bir acı çektiğimizi bilmeliyiz.
Ana karakterimiz Deborah’la birlikte her duyguyu yaşadım. Onunla sevindim, onunla üzüldüm. Normalliğin kime göre neye göre normallik olacağını sorguladım. Çevremdeki insanlara görünmez gibi davranıp davranmadığımı.. İnsanı anlamak istiyorsanız okuyun bu kitabı, kalemlerinizi, post-it lerinizi de hazır bulundurun zira fazlaca lazım olacak :)

Kitap Alışverişi #2

Bi Poşet Kitap | 22:09 | 48 yorum yapılmış
Merhaba!

Kaç gündür TÜYAP’a gidemedim diye blog blog gezip ağlıyordum :D Sonra bugün ablamla (kitagurumii) evimizin yakınında tüm kitaplarda %50 indirime girdiğini öğrendiğim kitabevine gidip orayı biraz yağmaladık. Bir nevi TÜYAP bizim ayağımıza geldi :)  İşte benim bebeklerim :)

The Beauty Inside vs Her Gün

Bi Poşet Kitap | 20:17 | 20 yorum yapılmış


Merhaba!

Bu sefer izlediğim bir filmden bahsedeceğim size. Birkaç ay önce David Levithan’ın Her Gün’ünü henüz yeni okuduğum günlerde arkadaşlarımla buluşmuş sohbet ederken bu filmden bahsettiler. Anlattıklarına göre her gün farklı bedende uyanan birini anlatıyordu film. E ben de Her Gün’ü daha yeni okumuşum A’yı özlüyorum, ne yapsam da özlem gidersem diye düşünürken bu konuşmayı duyunca hemen aklımın bir kenarına not ettim filmi. Bir yandan da Levithan acaba bu filmden kopya çekmiş midir diye korktum açıkçası. Ancak bugün izlemek kısmet oldu.

The Beauty Inside, her gün farklı bedende, her gün farklı yaşta, farklı cinsiyette uyanan Woo Jin’in hikayesini anlatıyor bize. O da David Levithan’ın Her Gün’ündeki A gibi.. “Her gün farklı bedende. Her gün farklı hayatta. Her gün aynı kıza aşık.”

ÇOĞUL KİŞİLİK BOZUKLUKLARI (ÇKB) VE KİTAPLAR

Bi Poşet Kitap | 23:36 | 39 yorum yapılmış
Sürekli nerede ve ne yapıyor olduğunuzu anlamaya çalışarak bir hayat geçirdiğinizi düşünün, gözünüzü bir açışınızda ağustos ayıyken bir sonrakinde aralık ayında olduğunuzu… Sürekli yapmadığınız şeyler yüzünden cezalandırılıp neden insanların sürekli yapmadığınız şeyleri yapmışsınız gibi yalan söylediğini anlamlandıramadığınızı… Etrafınızda sizi tanıyor gibi davranan, daha önce hiç görmediğiniz birçok insan olduğunu… Sürekli bir şeyler yaşamak için koşuşturmak zorunda olduğunuzu, her zaman çok kısıtlı bi vaktiniz olduğunu…O kadar ki hamileliğinizi yaşamadan bir çocuğunuz olduğunu öğrenip onun için mücadele etmeniz gerekiyor. Yalnızca birinin hayal gücünün ürettiği bir kişilik olduğunuzu öğrenmek ne kadar çılgınca gelirdi! 

Evet, çoğul kişilik bozukluğundan bahsediyorum. Hayatım boyunca psikolojik bozukluklara karşı ilgim olmuştur. Ama çoğul kişilik bozukluğuna bakışım diğerlerinden oldukça farklı. Çünkü bana insanın yaşama isteğini hatırlatıyor. Yaşamak, yaşayabilmek için her şeyi yapabiliyoruz. Kalbimizi paramparça eden olayları unutup hayata devam edebilmek için…

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...
Tasarım: Zuri