Sürekli nerede ve ne yapıyor olduğunuzu anlamaya çalışarak bir hayat geçirdiğinizi düşünün, gözünüzü bir açışınızda ağustos ayıyken bir sonrakinde aralık ayında olduğunuzu… Sürekli yapmadığınız şeyler yüzünden cezalandırılıp neden insanların sürekli yapmadığınız şeyleri yapmışsınız gibi yalan söylediğini anlamlandıramadığınızı… Etrafınızda sizi tanıyor gibi davranan, daha önce hiç görmediğiniz birçok insan olduğunu… Sürekli bir şeyler yaşamak için koşuşturmak zorunda olduğunuzu, her zaman çok kısıtlı bi vaktiniz olduğunu…O kadar ki hamileliğinizi yaşamadan bir çocuğunuz olduğunu öğrenip onun için mücadele etmeniz gerekiyor. Yalnızca birinin hayal gücünün ürettiği bir kişilik olduğunuzu öğrenmek ne kadar çılgınca gelirdi!
Evet, çoğul kişilik bozukluğundan bahsediyorum. Hayatım boyunca psikolojik bozukluklara karşı ilgim olmuştur. Ama çoğul kişilik bozukluğuna bakışım diğerlerinden oldukça farklı. Çünkü bana insanın yaşama isteğini hatırlatıyor. Yaşamak, yaşayabilmek için her şeyi yapabiliyoruz. Kalbimizi paramparça eden olayları unutup hayata devam edebilmek için…

