ŞUBAT RAPORU 2018

Bi Poşet Kitap | 14:16 | 31 yorum yapılmış
Şubat raporumu ancak mart ortasında yayınlayabiliyorum evet, öyle bir miskinlik var ki üzerimde hiçbir şey yapasım yok. Nitekim Şubat ayı da tam bir reading slump ayı oldu ve yalnızca 2 kitap okumama rağmen utanmadan yazıyorum hala 😄 Bu ay sanırım bir şey okuyamadıkça kendimi filme, diziye vermişim ve 10 film izleyip 1 de dizi bitirmişim.

OCAK RAPORU 2018

Bi Poşet Kitap | 23:01 | 29 yorum yapılmış


Uzun zamandır aylık rapor yazmamıştım öyle özlemişim ki.. En son Şubat 2016'da yazmışım yani o kadar 😄

Bu ay gayet iyi giderim diye düşünüyordum aslında. Gelgelelim önce O Geri Döndü'nün 16 sayfayla bu aya kalmış olması ve o kadarcık sayfayı okumayıp sürüncemede bırakışım, gerekse Kendini Aş!'ı elimden bırakmak istemeyişimle ocak ayı 3 kitapla biten bir ay olmuş oldu.

3 kitap falan ama bakıyorum her türden okumuşum.. Türk Edebiyatı olsun, popüler edebiyat olsun, kişisel gelişim olsun hepsine el atmışım mutlaka.

ŞUBAT RAPORU 2016

Bi Poşet Kitap | 21:13 | 46 yorum yapılmış
 

Bu ay okuyamama durumum yüzünden bir hayli bloggerın kafasını şişirdim :D Üstüne bir de yazamama durumu eklendi. Hiçbir şey yapamıyorum arkadaşlar tembellikten ölmesem bari :( 

Gelelim bu ay okuyup izlediklerimee..

OCAK RAPORU 2016

Bi Poşet Kitap | 20:09 | 34 yorum yapılmış

 
Merhabaaa :) Poşet’in dönüşü temalı yazıma hoşgeldinizz :) Buraları nasıl özledim anlatamam. Şimdi nasıl blog yazısı yazacağım diye kara kara düşünüyordum kaç gündür. Kendime gelemiyorum arkadaş! Nasıl bir sarstıysa bu sınavlar :/ Zaten Ocak ayında bana bir dokunan bin ah işitti yazık :) Ama artık burdayımm :)

Tahmin edeceğiniz üzere Ocak ayı kitap-film konularında hiç de verimli olamadı benim için :( Şimdi Ocak ayında okuduğum kitaplar yerine mükemmel ders kitaplarımı koyardım ama içiniz kararmasın dedim. Bu süreç boyunca fosforlu kalemle beslendim. Kaç tanesi zayi oldu yazık. Ama maşallah yaramış ki diyete başlamak zorunda kaldım :D Neyse bu başka bir yazının konusu :D

ARALIK RAPORU 2015

Bi Poşet Kitap | 21:13 | 34 yorum yapılmış


Kitap/Film isimlerine tıklayarak ayrıntılı yorumlamalarıma da erişebilirsiniz :)
Aralık Ayında Okuduklarım:

İlk kitap olan Kurucunun Kızı’ndan sonra heyecanla beklediğim bir devam kitabıydı. Fakat maalesef beni tatmin etmedi.  Akıcılık konusunda gayet iyiydi fakat her şey akıcı olmak değil malum. Daha farklı şeyler olabilirdi kitapta. Sanki bir aceleye getirilmişlik var. Bu serinin böyle bitmesini istemezdim.

Murakami’den okuduğum ilk kitaptı. Uzun zaman merak edip bulduğum ilk kampanyayı bu kitabı almak için değerlendirmiştim çünkü gerçekten çok pahalı. Ama bir o kadar da harika! Fakat bu kitabı herkes sevmeyecektir. Sevenler çok sevecek, sevmeyenler de bir o kadar manasız bulacaktır.

Bu ay beni en çok eğlendiren kitap bu oldu. Canınız sıkıldıkça elinize alıp alıp okuyabileceğiniz türden bir kitaptı. Şu anda bile kitabı nerde görsem yüzümü kocaman bir gülümseme kaplıyor :)

KASIM RAPORU 2015

Bi Poşet Kitap | 19:32 | 16 yorum yapılmış

Kasım Ayında Okuduklarım:

-Küçük Prens Filmin Romanı- Uyarlayan: Vanessa Rubio-Barreau:
Küçük prens filmini hala izlemediyseniz çok şey kaybediyorsunuz! Ben gidip 2 kere izledim yine olsa yine izlerim :) İşte bu kitapta da filmdeki küçük kızın hikayesini anlatıyor. Filmi izlerken bir de küçük kızın ağzından hikayesini okumak istemiştim. Küçük prens aşkımı bilen ablam da bana sürpriz yapıp kitabı hediye edince hemen okuyup bitirdim tabii. Size de önce filmi, sonra da bu tatlı kitabı tavsiye ederim. Zaten filmi izledikten sonra ona evinizde ona bir yer vermek isteyeceksiniz. :)

-Sana Gül Bahçesi Vadetmedim- Joanne Greenberg:
Kitap hakkında yorumumu 1000Kitap’ta yaptığım yorumdan aynen kopyalıyorum. Daha ne diyebilirim ki zaten?

Sana gül bahçesi vadetmedim, ismiyle bile bana kendini okutacak bir kitaptı. Olaylar bir hastanede geçiyor, akıl hastanesi olarak nitelendirilenlerden birinde. Hiçbir yere ait olamayıp kendine yeni bir dünya kuranların hikâyesini anlatıyor bize. Aslında kurulan bu dünya bile insanın yaşama uğraşıyla oluyor bence. Bazen ateşin sıcaklığını hissedemeyecek kadar dünyayla bağımızı koparabiliriz belki ama her zaman bi "belki" vardır içimizde. Belki de acılarımızı, pişmanlıklarımızı korkunç boyutlara gelecek şekilde büyütmemeliyiz. Yalnızca insan boyutunda bir acı çektiğimizi bilmeliyiz.
Ana karakterimiz Deborah’la birlikte her duyguyu yaşadım. Onunla sevindim, onunla üzüldüm. Normalliğin kime göre neye göre normallik olacağını sorguladım. Çevremdeki insanlara görünmez gibi davranıp davranmadığımı.. İnsanı anlamak istiyorsanız okuyun bu kitabı, kalemlerinizi, post-it lerinizi de hazır bulundurun zira fazlaca lazım olacak :)

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...
Tasarım: Zuri