Kitap Alışverişi #2

Bi Poşet Kitap | 22:09 | 48 yorum yapılmış
Merhaba!

Kaç gündür TÜYAP’a gidemedim diye blog blog gezip ağlıyordum :D Sonra bugün ablamla (kitagurumii) evimizin yakınında tüm kitaplarda %50 indirime girdiğini öğrendiğim kitabevine gidip orayı biraz yağmaladık. Bir nevi TÜYAP bizim ayağımıza geldi :)  İşte benim bebeklerim :)

The Beauty Inside vs Her Gün

Bi Poşet Kitap | 20:17 | 20 yorum yapılmış


Merhaba!

Bu sefer izlediğim bir filmden bahsedeceğim size. Birkaç ay önce David Levithan’ın Her Gün’ünü henüz yeni okuduğum günlerde arkadaşlarımla buluşmuş sohbet ederken bu filmden bahsettiler. Anlattıklarına göre her gün farklı bedende uyanan birini anlatıyordu film. E ben de Her Gün’ü daha yeni okumuşum A’yı özlüyorum, ne yapsam da özlem gidersem diye düşünürken bu konuşmayı duyunca hemen aklımın bir kenarına not ettim filmi. Bir yandan da Levithan acaba bu filmden kopya çekmiş midir diye korktum açıkçası. Ancak bugün izlemek kısmet oldu.

The Beauty Inside, her gün farklı bedende, her gün farklı yaşta, farklı cinsiyette uyanan Woo Jin’in hikayesini anlatıyor bize. O da David Levithan’ın Her Gün’ündeki A gibi.. “Her gün farklı bedende. Her gün farklı hayatta. Her gün aynı kıza aşık.”

ÇOĞUL KİŞİLİK BOZUKLUKLARI (ÇKB) VE KİTAPLAR

Bi Poşet Kitap | 23:36 | 39 yorum yapılmış
Sürekli nerede ve ne yapıyor olduğunuzu anlamaya çalışarak bir hayat geçirdiğinizi düşünün, gözünüzü bir açışınızda ağustos ayıyken bir sonrakinde aralık ayında olduğunuzu… Sürekli yapmadığınız şeyler yüzünden cezalandırılıp neden insanların sürekli yapmadığınız şeyleri yapmışsınız gibi yalan söylediğini anlamlandıramadığınızı… Etrafınızda sizi tanıyor gibi davranan, daha önce hiç görmediğiniz birçok insan olduğunu… Sürekli bir şeyler yaşamak için koşuşturmak zorunda olduğunuzu, her zaman çok kısıtlı bi vaktiniz olduğunu…O kadar ki hamileliğinizi yaşamadan bir çocuğunuz olduğunu öğrenip onun için mücadele etmeniz gerekiyor. Yalnızca birinin hayal gücünün ürettiği bir kişilik olduğunuzu öğrenmek ne kadar çılgınca gelirdi! 

Evet, çoğul kişilik bozukluğundan bahsediyorum. Hayatım boyunca psikolojik bozukluklara karşı ilgim olmuştur. Ama çoğul kişilik bozukluğuna bakışım diğerlerinden oldukça farklı. Çünkü bana insanın yaşama isteğini hatırlatıyor. Yaşamak, yaşayabilmek için her şeyi yapabiliyoruz. Kalbimizi paramparça eden olayları unutup hayata devam edebilmek için…

KİTAP ALIŞVERİŞİ VE YEDİ KOCALI HÜRMÜZ

Bi Poşet Kitap | 23:43 | 35 yorum yapılmış
Merhaba!

Bugün kargonun kapıyı çalmasıyla uyandım :) 2-3 gün önce idefix' ten bir alışveriş yapmıştım. Duymayanlar için idefix'te şu anda harika bir indirim var! 

Peki ben neler aldım?


SHAKESPEARE’ İN KIZ KARDEŞİ

Bi Poşet Kitap | 23:01 | 20 yorum yapılmış

“Kediler cennete gitmez. Kadınlar Shakespeare’in oyunlarını yazamaz.”

Uzun zaman önce Virginia Woolf’un Kendine Ait Bir Oda’sını okurken Shakespeare’in kız kardeşiyle ilgili bir bölüme rast gelmiştim. Woolf, Shakespeare’in kendisiyle aynı yeteneklere sahip bir kız kardeşi olsaydı Shakespeare gibi başarılı olabilir miydi bunu sorguluyor. Ve bu kız kardeşe Judith ismini veriyor. Judith’e asla Shakespeare’a verilen imkanlar tanınmıyor. Daha 17’sine basarken evlendirilmek isteniyor. Fakat Judith evlilikten nefret ettiğini haykırıp bir posta dayak yiyor. Çareyi evden kaçıp Londra’ya gitmekte bulan Judith, tiyatroların kapısını çalıp oyuncu olmak istediğini söylüyor ve şaşkınlıkla dolu bakışlarla karşılanıyor

.”Hiçbir kadın” diyorlar, “aktris olamaz.” Daha sonra ona acıyan biriyle evleniyor ve en sonunda da intihar ediyor Judith. Kitaptaki bu bölüm hiç aklımdan çıkmadı. Daha sonra “Shakespeare Zorda” adlı bir tiyatro oyununu izlemeye gittiğimde orda yine Judith ismiyle bir kız kardeşi vardı Shakespeare’in. Yine oyuncu olmak istiyordu Judith; fakat kadınlar oyuncu olamazdı. Bu yüzden uzunca bir süre erkek kılığında dolaşıp kendisinin erkek olduğuna inandırdıktan sonra oyunculuğa başlıyordu. Oldukça yetenekli bir oyuncuydu; fakat erkek değildi.

Neden Unuturuz? - Özel İsimler

Bi Poşet Kitap | 20:48 | 24 yorum yapılmış

Merhaba,

Bugün, şu an okuduğum kitap olan Günlük Hayatın Psikopatolojisi kitabında rastladığım ve düşündüğümde beni dehşete düşüren örneklerden bir tanesini aktarmak istiyorum size. Önce kitapla ilgili ufacık bir bilgi vermem gerekirse kitap bizi günlük hayatta karşılaştığımız olayların nedenine indirmeye çalışıyor. Mesela çok iyi bildiğimiz bir ismi neden unuturuz? Ya da ezbere bildiğimiz bir şiirin mısralarını neden unutur veya yerine yeni bir mısra uydururuz? Evet bu tip durumlarla sık sık karşılaşıyorum fakat bunların kökeninde psikanalize konu olabilecek şeyler olduğunu düşünmemiştim hiç. Gerçekten ilginç bulduğum örneklerden birini aynen aktarıyorum:

LOLA VE KOMŞU ÇOCUK

Bi Poşet Kitap | 22:05 | 4 yorum yapılmış

KÜNYE:

Adı: Lola ve Komşu Çocuk
Orijinal Adı: Lola And The Boy Next Door
Yazar: Stephanie Perkins
Çeviren: Aslı Tümerkan
Yayınevi: Yabancı Yayınları, 2015

Alıntılar:

-İnsanlar demek istediklerini söylemeli, diğer insanların tahminler yürütmesine sebep olmamalı.
-Biliyor musun? Birbirimizden özür dileyerek çok fazla vakit geçiriyoruz. Belki de durmalıyız. Belki de arkadaş olmak için daha çok çaba sarf etmeliyiz.
-Tarih kitapları yalanlarla dolu. Savaşı kim kazanırsa hikayeyi o anlatıyor.
-İyi bir insan olmak, daha iyi bir insan olmak veya her ne konuda endişeleniyorsan ve çözmeye çalışıyorsan… Bu, kimliğini değiştirmemeli. Bu daha çok kendin olman demek. Ama ben bu Lola’yı tanımıyorum.
-Sır şu ki; yaprakları okumuyorum. El falı bakanlar da elleri, tarot bakanlar da kartları okumuyorlar. İnsanları okuyoruz. İyi bir falcı, karşısındaki insanı okur. Yapraklarındaki işaretleri inceliyorum ve bunları kişinin duymak istediğini bildiğim şeyin yorumunu sunmak için kullanıyorum. İnsanlar, duymak istedikleri şeyi duyup para ödemeyi tercih ediyor.

Puanlama Sistemim

Bi Poşet Kitap | 20:11 | 13 yorum yapılmış
Merhaba!

Düşündüm ki kitap yorumu yapacaksam ve onları puanlamaya çalışacaksam elimde belli kriterler olmalı. Böylece bir kitapta benim için önemli olan hususları listeledim ve onların nihai puanıma ne kadar etki etmesini istediğime karar verdim. İşte bu kriterler:

-Kapak Tasarımı = %5

Evet bir kitabı kapağıyla değerlendirmenin çok da doğru bir şey olmadığını bilsem de itiraf etmeliyim ki bazı kitaplar sırf kitaplarıyla bile bize kendini okutabiliyor ya da kapağı yüzünden okumayı ertelediğimiz nice kitaplar olabiliyor. Bu yüzden puanlamamda az da olsa etkisi olacak gibi görünüyor.

-İsim - Kitap Uyumu = %5

Bazen bir kitabı ismine hayran olarak alırız fakat içeriği bize aradığımızı vermez. Bazen de bu ne absürt bir isim diyerek okumak isteyebilir ya da okumaktan vazgeçebiliriz. İstedim ki isimde bulduğumu kitapta da bulabileyim, bu yüzden isim - kitap uyumu da kriterlerim arasına girdi.

Neden Bi Poşet Kitap?

Bi Poşet Kitap | 22:17 | 33 yorum yapılmış
Merhaba!

Yaklaşık 1 senedir blog açmak isteyip de bir türlü cesaret edemeyen bir kızın hikayesi bu. Bu gece bir anda bilgisayarın başına geçtim ve "evet!" dedim "blog açacağım". Bir blog açmak istediğinizde ilk probleminiz isim bulmak oluyor. Ben bu konuda fazla zorlanmadım çünkü kitaplarla ilgili bir blog yazacaksam aklıma ilk gelen çocukluğumda babam başka bir şehirde çalışırken eve geldiğinde getirdiği bi poşet kitap oluyor. Her gelişinde elinde bi poşet kitap olurdu ve ben gözlerim ışıldayarak bi çırpıda okuyup bitirirdim onları. Bu yüzden okumaya başlamamın hikayesiyle başlamalıydı blogum da.

Bu blog hikayesinde beni neler bekliyor bilmiyorum ve heyecanla bekliyorum. Gelecek yıllarda yazdıklarıma bakıp gülümsemek istiyorum. Nasıl ki ben bir kitap almadan önce birçok blogdan kitap hakkında yazılanları okuyorsam kendim de okuduklarımı insanlarla paylaşıp fikir edinmelerini sağlamak istiyorum. Evet, içimde tutmayacağım düşüncelerimi artık. Şu andan itibaren yazacağım her şeyin bir parçası olacağım.
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...
Tasarım: Zuri